Merhaba Ziyaretçi; Bugün Saat
Ersin Hakan
ersin-hakan

Ersin Hakan

        Kars – Arpaçay doğumlu bir Sakarya Üniversiteside görevli değerli bir akademisyenimizdir.

        Bu sitenin hazırlanmasında aşağıdaki eserlerinden faydalanılmıştır.  Bu nedenle izni ile sitemizde kendisine yer veriyoruz.

        Eserlerini edinmek isteyenler aşağıdaki linklerden kendisine ulaşabilirler :

 

        Adres: Sakarya Üniversitesi ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ BÖLÜM BAŞKANLIĞI 54187 – ESENTEPE /SAKARYA

        Eposta: ehakan@sakarya.edu.tr

        Telefon: +90 (264) 295 54 54

 

 

Kitapları 

kit1-1 kit1-2

kit2-1  kit3-1

 

 

kit4-1  kit4-2

HAKKINDA YAZILMIŞ BİRKAÇ YAZI

Cazim GÜRBÜZ- YENİÇAĞ GAZETESİ

cazin

       Cazim GÜRBÜZ- YENİÇAĞ GAZETESİ

       cazimgurbuz@yahoo.com

Ersin Hakan’ın, biri kütük-kitap boyutunda iki ciltlik Kars Tarihi’ni yakın zamanlarda tanıtmıştım bu köşede.
Bu çalışkan akademisyen, geçtiğimiz günlerde, 4 kitapla daha çıkageldi yanıma. Dördü de birbirinden ilginç, önemli ve değerli çalışmalar.
Kendimce bir önem sırası vererek tanıtacağım bu çalışmaları.
“Kars Karapapakları/Terekemeler” adlı kitaptan başlayalım. 394 sayfalık bu eser, Sakarya Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü’nce yayımlanmış.
Ersin Hakan aslında kendi boyunu yazmış, çünkü kendisi de halis-muhlis bir Karapapak.
Kitap, Karapapak ve Terekeme deyimlerinin nereden geldiğine dair ayrıntılı ve çok yönlü bilgilerle başlıyor. Ersin Hakan’a göre Karapapakların asıl yurdu, bugün Özbekistan’a bağlı bir özerk cumhuriyet olan Karakalpakistan Cumhuriyeti’dir. Oradan dağılmışlar Azerbaycan’a, İran’a, Gürcüstan’a, Dağıstan’a ve aslında kadim Türk yurdu bugünkü Ermenistan’a.
Kars Karapapaklarına gelince; onları Kars’a yerleştirenler benim anneannemin de sülalesi olan Hatunoğulları… Karapapak-Hatunoğlu ilişkileri eski, köklü ve öykülü. Karapapaklar, Hatunoğlu Kurt İsmail Paşa’nın ailesini büyük olarak bilmişler, sonraları akraba da olmuşlardır Hatunoğulları ile. 1829-1830 ve 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşlarında başta Efsane Mehrali Bey olmak üzere tüm Karapapaklar bir destan yazmışlardır. “Ehl-i İslam olan eşitsin bilsin/Can sağ iken yurt vermeniz düşmana/İsterse Uruset ne ki var gelsin/Can sağ iken yurt vermeniz düşmana” dizeleriyle başlayıp “Şenlik ne durursuz atlara minin/Sıyra gılıç düşmen üstüne dönün/Artacaktır şanı bu Alosman’ın/Can sağ iken yurt vermeniz düşmana” dizeleriyle biten “93 Koçaklaması”nın şairi, Ünlü Âşık Şenlik de bir Karapapak balasıdır.
Ersin Hakan, Karapapak gelenek ve göreneklerini de bir tamam incelemiş.
Önemli bir boşluğu dolduracak bir başucu kaynak eser bu, kutlarım.
Ersin Hakan imzalı ikinci eser “Kars Masalları”… “Masalların kaynağı kurumadan yetiştim ve derledim” diyor Hakan, gerçekten de öyle. Kitapta 47 masal var, hepsinin derleme yeri, tarihi, kaynak kişinin adı belirtilmiş. Türk boylarının cirit attığı Kars toprağından böylesine güzel ve anlamlı iletili masallar derlenebilirdi. Zevkle okudum, çoğunu da biliyormuşum meğer.
Sakarya Üniversitesi Yayını olan bu eseri de meraklılarına tavsiye ediyorum.
Ersin Hakan, “1877-1878 Osmanlı Rus Savaşında Bir Fransız Subayının Kars Anılarını” da kitaplaştırmış. Bu kitap askeri terimler ve olgularla dolu. Tarihçiler ve askerler için altın değerinde bence.
Ve son kitap: “Fransız Kartpostallarında Türkiye”, Fransa’da eski kartpostal satılan yerleri taramış yazarımız, Türkiye’ye dair ne bulmuşsa almış, ortaya öyle ilginç bilgiler ve belgeler çıkmış ki şaşakalırsınız. Kartpostal üstündeki fotoğraflar, o günün Türkiye’sine dair özel bilgiler, Fransızların Türkiye izlenim ve kanıları, bir tarih arşivi oluşturmuş.
Bu son iki kitap da Sakarya Üniversitesi yayınlarından…
Evet… Devam et Ersin Hakan kardeşim, araştır, yaz, ben de yazıp alkışlayayım seni, Türkiye o çapsız madrabazlarla, medya maymunlarıyla değil, senin gibi bilime ve kaleme sarılan değerleriyle gurur duymalı

 

SARIKOZ.COM SİTESİNDEN , HÜLYA TÜRK İLE RÖPORTAJI

SARIKOZA: Röportaja başlarken alışılagelmiş bir soru ile başlayalım. Sizi tanıyabilir miyiz?

ERSİN HAKAN:

Ben 1971 yılında Kars’ta o zaman Arpaçay’a bağlı olan ama şimdi Karahan köyünde dünyaya geldim. Üç çocuklu bir ailenin ortanca çocuğuyum. İki tane de erkek kardeşim var. Babamın işinden dolayı İzmir’e gelince Eğitime burada başladım. İzmir’de ama şimdi Kocaeli’nde oturuyorum fakat işim Sakarya Üniversitesinde Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi bölümünde Okutman olarak çalışıyorum. Henüz Doktora yapamadım ama dil sınavına çalışıyorum bakalım… Eşim sınıf öğretmeni Kocaeli – İzmit’te görev yapıyor o da Sanat Tarihçi… O da mastır yaptı. 1999’da Kars’ta evlendik. 2003’te ilk çocuklarımız ikizler, Çayan İsa ve Ekin İdil oldu. 2005’te Boran Ali ve 2006’da ise Narın Su (Narın Babaannemin ismidir) dünyaya geldi… Yaşamımıza mutlu bir şekilde devam ediyoruz. 2008 yılında ‘‘YILDIZ’’ olan soyadımı ‘‘HAKAN’’ olarak değiştirdim.

 

 

SK: Kitap yazmak fikri nasıl gelişti?

 

EH:

Babam TÖB-DER’li öğretmendi. Bunu neden söylüyorum çünkü okuyan soru soran halkı için düşünen üreten bir öğretmendi. Bu durum, çocukluğumuzdan beri kitapların içinde olmak beni okumaya itmişti. Oldukça bol kitaplığımız vardı. Bunların sayesinde okuma sempatisi beraberinde okuduklarınızı aktaracak konuşacak kitle bulamayınca yazmaya dönüştü. Durum böyle. Çevremizde pek çok insan okuyor, kendini geliştiriyor, yazıyor ama bir türlü kendilerini doyasıya ifade edebilecek ortam bulamıyor. Bu ortamlar sadece isim olarak reklam yapmışlara tanındığından bizim gibilere de yazmak düşüyor. Bende yazmaya bu şekilde başladım. Ama bu durumu tetikleyen bir dostum, abım var onu belirtmeden geçemem. O da Eroll Gelardin’in. Beraber yazdığımız kitabı bastırıp beni cesaretlendiren kişidir. İyi insan ve Harika bir dosttur. Onu tanımak hakketen benim ufkumu açtı. Sonra sadece okumanın değil Yazmanında beni mutlu ettiğini, huzur verdiğini fark ettim… Hele ölümsüzlük şerbetini bu şekilde tatmak bambaşka bir heyecan veriyor bana…

 

SK: Yayınlanmış kaç kitabınız var?

 

EH:

Şu ana değin iki kitabım var. Bulardan birisi aslen İzmirli olan ve sebatay Sevi’nin İzmirdeki evini bulan araştırmacı yazar Eroll Gelardin ile birlikte yazdığımız ÇAYANİMU.

 

Diğeri de ‘‘BAŞLANGICINDAN ROMA DEVRİNE KADAR KARS TARİHİ’’ ki bu kitabın ikincisini yazıyorum aslında hazır ama henüz destekleyici bulamadım. Bazı eksikleri de gidermem gerekiyor bakalım artık… Kısmet. Ama bunların dışında Hazır bitmiş ve bir yayın evinde basıma hazırlanan iki romanım var. Bunlardan birisinin ismi ‘‘KARA İNAT KARS’’ diğeri ‘‘İslam’ın Paylaşımcı ve Aydınlık Yüzü HASAN SABBAH VE ALAMUT’’ bakalım yakın bir zaman diliminde çıkmasını ümit ediyorum.

http://www.siyasalbirikim.com.tr sitesinden bir haber

 

Ersin Hakan Kars’ın Tarihine Işık Tuttu

hakanic1

 Kars’ın tarihini tarihçiler yazmamak için adeta direnmemişler. En büyük kaybımız 1878–1879 Osmanlı Rus savaşından sonra ve Kars Ardahan Iğdır Batum’un savaş  tazminatı olarak Ruslara verildiği tarihtir.

 

Kars’ın tarihini tarihçiler yazmamak için adeta direnmemişler. En büyük kaybımız 1878–1879 Osmanlı Rus savaşından sonra ve Kars Ardahan Iğdır Batum’un savaş tazminatı olarak Ruslara verildiği tarihtir.

O tarihte işgalcilere karşı direnen Karslılar ve yöre halkının başlattığı aydınlatma hareketleri için kurulan Şura hükümetleri ve Kars’ta kurulan Cenubi Garbi Kafkas Cumhuriyeti, Sarıkamış’ta yaşamını yitiren 90 bin şehit gibi önemli olaylar bu güne kadar tarihçilerin fazla ilgisini çekmediği için 1938 yılında Karsı’n tarihini gücü yettiği kadar yazan Fahrettin Kirzioğlu’ndan sonra Kars’ın tarihini kaleme alan tarihçi yazar Av. Erkan Karagöz oldu.

###Karsın tarihine bir ışık da Ersin Hakan’dan

Yazar Karslı hemşehrimiz Ersin Hakan; Kars’ın Tarihi Başlangıcından Roma Devrine kadar adlı kitap Kars ve çevresinin geçmişteki tarihine ışık tutmak için kurgulanmıştır. Ersin Hakan;  “Kars Kafkasların başkenti durumundadır ,yazılmamış tarihine gücümün yettiği kadar ışık tutmaya çalıştım; umarım faydalı olmuşumdur” dedi

###Hakan Özgeçmiş

12 Nisan 1971 yılında Kars Arpaçay ilçesi Karahan köyünde dünyaya geldi. Babasının öğretmen oluşu nedeni ile İzmir’de büyüdü. 19 Mayıs Üniversitesi Amasya Eğitim Fakültesi Tarih Öğretmenliği bölümünden mezun olarak babasının izinden öğretmen oldu. Kars’ta çeşitli liselerde Tarih Öğretmenliği yaptı.2005 yılından beri Sakarya Üniversitesi’nde Atatürk ilkeleri ve İnkılap Tarihi bölümünde okutman olarak görev yapmaktadır. Evli ve iki kız, iki erkek olmak üzere  dört çocuk babasıdır. Yazarın 2009 Şubat ayında yayınlanmış ÇAYANIMU isimli Tarihi Romanı vardır.

hakanic2

 

SK: Kitabınızın ismini özellikle mi seçtiniz?   Neden bu isim. Kapaktaki resim neyi anlatıyor?

 

EH:

Resmi ben seçtim, İzmir Tire’den bir arkadaşımıza eroll abi yaptırdı. Tarihi bir roman olduğu için kapak özel olarak tasarlandı. ÇAYANİMU ve sevgili dostum Erol abimin oğlum Çayan İsa’nın adını verdiği ‘‘Çayanimu’’’dur. Çayan’a ‘‘İmu’’ takısı eklenerek yunanca da sevgili çayan anlamı taşıyor. Roman’da karsın eski ismi vanand’ı kullanıyorum. Yani ismi seçen arkadaşım Eroll ağabeydir. Ben yazmanın dışında pek bir şeyle ilgilenmedim. Tercihleri yapan Eroll ağabeydir.

 

 

SK: Bugüne kadar edebiyat alanında kitap yazma dışında çalışmalarınız oldu mu?

 

EH:

 

İyi bir okuyucu olmanın dışında birkaç şiir denemem olmuştu. Ama hep bir tiyatrocu olmak istediğimi de inkâr etmemeliyim…

 

SK: Yeni bir kitap hazırlığınız var mı?

 

EH:

 

Evet, bir aşk kitabı yazıyorum. Kırık kalpli insanların yığınla dolu olduğu bir ülkede bana tesadüf gelen kalp kırıklarının hikâyelerini yazıyorum. Bakalım…

 

SK: Edebiyatla politikayı bir arada düşünebilir misiniz?

 

EH:

Kesinlikle evet. Aydınlar ya da gerçek aydınlar diyeyim halkın gitmesi gereken yolu çizdiği için bir taraftırlar. Taraf olan aydınların politik duruşları yoktur denilebilir mi? Ben bu şekilde düşünüyorum. Eğer her dönemin siyasetçileri kendi din adamlarını, kendi polislerini, kendi askerlerini, kendi sinemacılarını, kendi bilim adamlarını, kendi gazetecilerini, kendi aydınlarını yaratmak istiyorsa demek ki aydınların bir sınıfsal duruşu olmalı.

 

Maalesef geçmişten günümüze sistemin nimetlerinden yararlanmak isteyen insanlar çok… Hâlbuki sistemin yerine halktan yararlanmak gerek. Yüzünü halka dönmeyen aydınların ömrü de kısa olur. Bakın edebiyat derslerinde onlarca Osmanlı Saray aydınının isimleri, şiirleri anlatılır, öğretilir gidin sıradan halka sorun kimse tanımaz fakat sırtını halka dayamış kişileri sorun bakalım ne diyecekler… Sorunun yanıtı da burada saklı…

 

SK: Hayatta yapmaktan en çok mutlu olduğunuz şeyler nelerdir?

 

EH

Çocuklarımla zaman geçirmek, Tarihi yerleri dolaşmak, Film izlemek… Özellikle de Tarihi ve Macera filmleri. Ve insanların hikâyelerini dinlemek… Bir de yazmak, yazmaya başlayınca inanın kendimi bulutların üzerinde uçan bir pilot gibi hissediyorum. Heyecanlı, ne zaman ne olacağı belli olmadan uçan biri gibi, kurguyu kendimce keyfime düşlerime göre kuran biri olmak başlı başına mutluluk veriyor.

SK: Memleketinizden kopup başka bir şehre geldiğinizde neler hissettiniz ve önce neleri özlediniz?

EH:

Hayatın olağan akışının geliştirdiği bir yaşam ortamında İzmir’de buldum kendimi. İzmir’e geldik ve sevdik. Sıcak insanlar ve ortam içerisinde büyüdük. Ama Kars’ın eksikliği bende hep kaldı. İnanın bana eski Kars otobüs firmaları olan Kars Kalesi, Serhat Kars firmalarıyla Şubat tatilinde dahi Kars’a giderdim. Beni Babaannem çok sevdiğinden yaz kış görmek isterdi. O nedenle Kars sevgisi ona uzakta hasretle dayanmaktadır. Bana anlattığı hikâyeler içimde ki kent ve yaşayanları sevmemi tetiklemiştir. Kendimi İzmir’de ne zaman yalnız hissettiysem babaannemi yanımda hissetmişimdir. Önceleri yalnızdık. Ama zamanla yalnızlıklar dostluğa dönüştü… Atlattık. Fakat Kars ikliminde yaşayan birinin İzmir’in iklimine alışması oldukça zor olmuştur.

SK: Şu anda yapmak isteyip de yapamadıklarınız var mı?

EH:

Evet… Çok şey yok ama var… Ülkemi ve İnsanlarını daha iyi koşullarda görmek ve bunun içinde çaba sarf etmek istiyorum. Yazmamdaki gerçek amacım da budur. Bakalım örnek aldığım Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Fakir Baykurt gibi olabilecek miyim? Bilmiyorum ama amacım bu…

hakanic3

 

Röportaj: Hülya TÜRK

BİLGİLER
tarafından 07 Kasım 2014 - 4:09 pm tarihinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Yazı Şuana Kadar 3.020 views kez Okunmuştur.
ETİKETLER
Yorum yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Üye Girişi
Kullanıcı Adı
:
Şifre
:
Şifremi Unuttum?
 
Facebook ile Giriş Yap
Sosyal Medya
Köşe Yazarları
  •     Aga Balam
  •     Chobani
  •     Adanalım
  •     Karşin Kalesi
  •     Kars Kalesi
  •     Kaynana
  •     Kiziroğlu
  •     Olmaz Olmaz
  •     Sarı Köynek
  •     Terekeme
  •     Terekeme Zurna
  •     Yanık Kerem
  •     Yanık Kerem 2
  •     Yanık Kerem 3
  •     Zeyneb Xanlarova-Sen Sen
  •     Zeyneb Xanolarova-Leylam
  •     ALAGÖZLÜM
  •     Apardı Seller Saranı
  •     AYGIZ
  •     AYRILIK
  •     Gelmedin
  •     Getti Yar
  •     Gözelim Sensin
  •     Heyva Gülü
  •     Men Gülem
  •     SEGAH
  •     Sen Gelmez Oldun (Acustıc Versıon)
  •     Sen Gelmez Oldun
  •     Sızı
  •     SON NEFES
  •     YALGIZAM
  •     YAZ AKŞAMI
Son Yorumlar
Ankara Web Tasarım